Makaleler
İlginç Bir Hikâye
Nuray BAŞARAN
Referans Gazetesi Köşe Yazarı
Steve Paul Jobs, Apple Computer’in genel müdürüdür ve bilgisayar sanayinin önderlerindendir. Steve Wozniak ile birlikte Apple’ın ortaklarından olup, 1976 yılında kurdukları bu firma Apple ll sayesinde, bugünkü ev bilgisayarlarının gelişmesinde önemli yer almıştır. Steve Jobs, Xerox’un Palo Alto Research Center’ında geliştirilmiş olan Fare (Mouse) ve GUI (Graphical User Interface) kavramlarının ticari önemini kavrayıp, sonradan bunları Apple Macintosh’da uygulamaya koymuştur. Steve Jobs aynı zamanda Pixar Animasyon Stüdyoları’nın genel müdürü ve yöneticisidir.

Jobs’un Mezuniyeti
Steve Jobs’u bugün bu köşeye taşıma sebebim, okuyamadığı Reed Üniversitesi’nde yıllar sonra yaptığı bir konuşma. Aslında bu konuşmanın üzerine bir şey yazmak da yersiz. Başarı, ilkeler ve hayata dair inanılmaz bir ders niteliğinde olan konuşmanın bazı bölümlerini aktaracağım: Doğruyu söylemek gerekirse ben üniversiteden hiç mezun olmadım. Ve mezuniyete en yaklaştığım an da bu an! Bugün sizlere hayatımla ilgili üç hikâye anlatacağım. Hepsi bu. Büyütecek bir şey yok, sadece üç hikâye.

İlk hikâye noktaları birleştirmekle ilgili. İlk 6 aydan sonra Reed Üniversitesi’nde derslere girmeyi bıraktım. 6 ay sonra buna değmeyeceğini fark ettim. Hayatımla ilgili ne yapmam gerektiği konusunda hiçbir fikrim yoktu. Ve üniversitenin de bunu bulmam için bana nasıl fayda sağlayacağını çözememiştim. Ve orada durmuş ailemin hayat boyu biriktirdiği parayı harcıyordum. Sonuçta okulu bırakmaya ve her şeyin yoluna gireceğine inanmaya karar verdim. O zaman çok korkutucu gelmişti ama geriye dönüp baktığımda hayatımda verdiğim en iyi kararlardan biri olduğunu görüyorum.

Okulu bırakmış olduğum ve zorunlu dersleri almak zorunda olmadığım için, kaligrafi dersi alıp nasıl yapıldığını öğrenmeye karar verdim. Serif ve son serif yazı karakterleri, değişik harf kombinasyonları arasındaki boşluğu ayarlamaya ve harika bir tipografiyi, harika yapanın ne olduğu hakkında çok şey öğrendim. Çok güzeldi. Tarihsel ve sanatsal olarak o kadar inceydi ki, bilim hiçbir şekilde bunu yakalayamazdı. Ve ben bunu muhteşem buldum. Bunların hayatımda pratik bir uygulama bulma olasılığı yoktu. Ama 10 sene sonra, ilk Macintosh’u tasarlarken bir anda aklıma geliverdi. Bunların hepsini Mac’te kullandık. Mac güzel bir tipografiye sahip ilk bilgisayardı. Eğer o derse hiç girmemiş olsaydım, Mac hiç çok yönlü yazı karakterine veya boşlukları doğru orantıda kullanan fontlara sahip olmayacaktı. Windows da Mac’ten kopyaladığına göre hiçbir kişisel bilgisayarın bunlara sahip olmayacağı muhtemeldir. Okulu bırakmamış olsaydım o kaligrafi dersine girmemiş olacaktım ve kişisel bilgisayarlar, şu an sahip oldukları o harika tipografiye sahip olamayabileceklerdi.

Tabii ki üniversitedeyken noktaları ileriye bakarak birleştirmek imkânsızdı. Fakat 10 sene sonra geriye dönüp baktığımda; her şey çok ama çok berraktı. Tekrar söylüyorum noktaları ileriye bakarak birleştiremezsiniz, onları sadece geriye baktığınızda birleştirebilirsiniz. Noktaların gelecekte bir şekilde birleşeceğine inanmanız gerekiyor. Bir şeye güvenmelisiniz, cesaretinize, kaderinize, hayatta kalmaya, herhangi bir şeye. Çünkü noktaların ileride birleşeceğine inanmak, size kalbinizin sesini dinleme rahatlığını verir. Bu yaklaşım beni hiçbir zaman yolda bırakmadığı gibi, hayatımı da bütünüyle değiştirdi.

Apple’ın Hikâyesi
İkinci hikâyem sevgiyle ve kaybetmekle ilgili. Hayatımın erken bir döneminde neyi sevdiğimi bulduğum için şanslıydım. Woz (Steve Wozniak) ve ben Apple’ı 20 yaşındayken ailemin garajında kurduk. Çok yoğun çalıştık ve 10 sene sonra Apple garajdaki iki kişiden, 4000 çalışanı olan 2 milyar dolarlık bir şirkete dönüşmüştü. En nadide ürünümüz Macintosh’u piyasaya sürdüğümüzde ben 30 yaşına yeni basmıştım. Ardından kovuldum. Dışlanmıştım ama hâlâ âşıktım ve yeniden başlamaya karar verdim. O zaman farkına varmamıştım ama Apple’dan kovulmak başıma gelebilecek en iyi şey olmuştu. Başarılı olmanın ağırlığı, yeniden başlamanın hafifliği ile yer değiştirmişti. Hiçbir şey hakkında eskisi kadar emin değildim. Hayatımın en yaratıcı dönemine girmek üzere özgürleşmiştim. Sonraki 5 sene Next adında bir şirket kurdum, Pixar adında başka bir şirket ve eşim olacak inanılmaz kadına âşık olmuştum. Pixar da dünyanın ilk bilgisayar animasyon filmi, Toy Story’yi yarattık. Şu an dünyanın en başarılı animasyon stüdyosuyuz. İnanılmaz olaylar zincirinden sonra Apple, Next’i satın aldı, ben Apple’a döndüm ve Apple’ın yenilenmesinin kalbinde Next’te geliştirdiğimiz teknoloji yatıyor ve Laurence ile harika bir aile kurduk. Apple’dan kovulmamış olsaydım bunların hiçbirinin olmayacağından eminim. Tadı çok kötü bir ilaçtı ama sanırım hastanın da buna ihtiyacı vardı.

Bazen hayat kafanıza bir tuğlayla vurur. Sakın inancınızı kaybetmeyin. Devam etmeme sebep olan şeyin yaptığım işe olan aşkım olduğuna ikna olmuş durumdayım. Neyi sevdiğinizi bulmanız gerek ve bu aşklarınız için geçerli olduğu gibi işiniz için de geçerlidir. İşiniz hayatınızın büyük bir kısmını kaplayacak ve gerçek anlamda tatmin olmanın tek yolu, harika bir iş olduğuna inandığınız şeyi yapmanızdır. Ve harika bir iş yapmanızın tek yolu ise yaptığınızı sevmenizden geçer. Henüz bulamadıysanız aramaya devam edin ve yılmayın! Tüm gönül meseleleri gibi onu bulduğunuz zaman anlayacaksınız ve her büyük ilişki gibi, seneler geçtikçe daha da güzelleşecek. Yani bulana kadar devam edin, yılmayın!

Başkalarının Hayatı
Üçüncü hikâyem ölüm hakkında. 17 yaşımdayken şöyle bir şey okumuştum: "Her gününü hayatının son günü gibi yaşarsan günün birinde haklı çıkarsın." Bu cümle beni çok etkilemişti ve o günden bu yana yani 33 yıldır her sabah aynaya bakıp kendi kendime hep şunu sordum: Eğer bugün hayatımın son günü olsaydı bugün (normalde) yapacağın şeyleri yapmak ister miydin? Uzun süre art arda "hayır" yanıtını verdiğimde bir şeyleri değiştirmem gerektiğini anladım. Zamanınız kısıtlı bu yüzden başkalarının hayatını yaşayarak onu harcamayın.

Başkalarının düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşama dogmasına takılıp kalmayın. Başka insanların fikirlerinin gürültüsünün kendi kalbinizin sesini duymasını engellemesine izin vermeyin ve en önemlisi kalbinizin ve sezgilerinizin yolundan gidecek cesarete sahip olun. Kalbiniz ve sezgileriniz ne yapmak istediğinizi bilirler. Bunun dışındaki her şey ikinci planda.
Steve Paul Jobs, Apple Computer’in genel müdürüdür ve bilgisayar sanayiinin önderlerindendir.

Kaynak: Referans Gazetesi

www.referansgazetesi.com


17/01/2008

Makale anasayfasına geri dön  Sayfayı Yazdır

Bu konuyla ilgili yapılmış yorum bulunmamaktadır.
 
Üye Ol