Makaleler
Çin Seddi Yıkıldı, Baraj Taştı
Hurşit GÜNEŞ
Milliyet Gazetesi Köşe Yazarı

Çin dünyanın en büyük nüfuslu ülkesi. Üstelik bu ülke en hızlı büyüyen ülke haline gelirse ne olur? Yanıt basit; bir süre sonra küresel bir dev olur, dünyaya hükmeder. Bu büyük ekonomi uzun yıllar dünyaya kapalı olduğu için risk yaratmıyordu. Ne ithalat yapıyor, ne de doğru dürüst ihracat. Şimdi kapılarını açtı, ithalatı arttı, ama ihracatı daha fazla arttı. Hepsinden önemlisi yabancı yatırımcı için tam bir fırsat ülkesi oldu.

Çin'in en büyük avantajı nüfusu ve rakamsal olarak nitelikli işgücü sorunu olmayışı. Emek yoğun her imalat çok ucuza yapılabiliyor ve dünyada rekabet olanağı buluyor. Çin'in en büyük fırsatı elbette tekstil. Özellikle de hazır giyim. Ancak Çin kotalarla frenleniyor. Çünkü her ülkenin yerli sanayini öldürebilecek ölçüde ucuza mal üretiyor. Bununla beraber, Çin aleyhine çalışan kotalar artık kalkıyor.

Çin ihracatı özellikle oyuncakta ve hazır giyimde etkili. Hele ABD'de. Yukarıdaki ilk tabloda ABD'deki tekstil ithalatının oluşumu, kotaların kalkması öncesi ve sonrası karşılaştırılıyor. İlk iki pastada görüldüğü gibi, toplam tekstil ithalatında Çin'in payı 1992 yılında yüzde 11 iken, 2002 yılında yüzde 18'e çıkmış.

Öte yandan, hazır giyimde Çin'e daha önce uygulanan kotalar kalkınca Çin'in toplam ABD hazır giyim ithalatı içindeki payı yüzde 16'dan 50'ye çıkmış. Bu akılların veya hafızanın alacağı bir gelişme değil, resmen bir patlamadır.

Çin'in yüzyıllar önce Hun ve Moğol akınlarını durdurmak, ya da medeniyetini korumak için inşa ettirdiği duvarlar, daha sonra onu hapseden bir set haline geldi. Dünyaya kapandılar. Komünizm onları adaletsizlikten kurtardı. Ama yine fakir kaldılar. Şimdi fakirliği kendilerini hapseden duvarları yıkarak aşmaya çalışıyorlar. Kotaların kalkması da onların bu mücadelesini kolaylaştırıyor.
Benzer bir gelişme Hindistan'da da görülüyor. Tarihin tekstil devi Hindistan hala varlık gösteremezken, hazır giyimde çok başarılı bir performans sergiliyor. ABD'nin hazır giyim ithalatı içinde Hindistan'ın payı yüzde 4'ten yüzde 15'e tırmanıyor.

Öyle anlaşılıyor ki, Çin'in dünya pazarlarını sarsması zamanla başka sektörlere de yayılacak. Üstelik sadece ABD ile sınırlı da kalmayacak. Tüm dünya ülkeleri etkilenecek. Türkiye'nin şimdiden bu konuyla yakından ilgilenmesi ve hazırlanması gerekiyor.

Kaynak: www.milliyet.com.tr


04/03/2005

Makale anasayfasına geri dön  Sayfayı Yazdır

Bu konuyla ilgili yapılmış yorum bulunmamaktadır.
 
Üye Ol