Makaleler
70 Milyar Euro'luk Ar-Ge Fonu İş Dünyasına Yol Gösterecek
Proje üretim kapasitesi düşük olduğu için Türkiye AB’nin teknolojik çalışmaları desteklediği 6. Çerçeve Programı’ndan yeterince yararlanamadı. Gelecek yıl 70 milyar euro bütçeye ulaşacak programın 7.’sinden faydalanmak isteyen kuruluşlar için seminer düzenleniyor.

AB’nin Avrupa genelinde teknoloji ve Ar-Ge çalışmalarına destek vermek amacıyla 1974’ten bu yana yürüttüğü çerçeve programlarının altıncısına katılan Türkiye, sınıfta kaldı. 2002 yılında başlayan 6. Çerçeve Programı’nın (ÇP) son yılı verilerine göre Türkiye’deki projeler sadece 40 milyon euro düzeyinde kaynaktan faydalanabildi.

Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırmalar Kurumu’nun (TÜBİTAK) tahminleri fona 230 milyon euro katkıda bulunan Türkiye’nin bu rakamı ancak 50-55 milyon euro düzeyine çıkarabileceği yönünde. Bu rakamlardan alınacak ders basit; Türkiye’de proje üretim kapasitesi düşük. Bu eksikliği gören ZEGO İletişim Stratejileri Merkezi, Brüksel Merkezli Berkley&Walker Associates ve R&R Bilimsel ve Teknik Hizmetler, iş dünyasının hem içerik hem teknik olarak eksiklerini kapatabilmesi için seminer düzenliyor.

"Avrupa Komisyonu Fonları ve 7. ÇP Eğitim Seminerleri" ile bu fonların geniş kitlelere duyurulmasının yanı sıra kuruluşları, nasıl proje üretecekleri ve bunları AB’ye nasıl kabul ettirecekleri noktasında bilgilendirmeyi hedefliyor. Şimdiden 40’ın üzerinde firma temsilcisi seminer için kayıt yaptırdı.

Avrupalı Uzmanlar Anlatacak
6. ÇP’nin tamamlanmasına bir yıldan az bir süre kaldı. Proje hazırlığı ve başvuru süresi ele alındığında dahi hala bazı projeler için fondan yararlanma imkanı var. Bu süre içerisinde Türk kuruluşları edinebildikleri tecrübelerle 7. Çerçeve Programı’ndan daha fazla fon alma imkanını yakalayabilir. Bu nedenle ülke genelinde devletin, özel sektörün, üniversitelerin ve sivil toplum kuruluşlarının katılacağı bir nevi ’seferberlik’ hareketi kaçınılmaz gözüküyor.

Bu programdan yararlanmak isteyen tüm kurumlara yol göstermek amacı ile düzenlenecek seminerlerin ilki 22 Şubat’ta Divan City Hotel’de gerçekleştirilecek. Bütçesi 2 kat artarak 70 milyar euroyu bulan programı Brüksel’de AB fonları konusunda uzman kuruluş kabul edilen Berkley Associates uzmanları John Stringer ve Simon Walker anlatacak. Gazeteci, yazar Zeynep Göğüş’ün de Türkiye’de Avrupa Komisyonu finansmanının gelişimi üzerine konuşma yapacağı ilk seminerde R&R Bilimsel ve Teknik Hizmetler Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Beba ise Türkiye’de gerçekleştirilen Avrupa Komisyonu finansmanlı projelerle ilgili örnekler verecek.

AB’nin Hedeflerine Uygunluk Şart
Tepe Teknoloji, 6. ÇP’den yararlanmış olan ender özel şirketlerden biri. Sağlık alanında ise tek. Özel bir şirket olarak Tepe Teknoloji, Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Yazılım Araştırma Geliştirme Merkezi’nin koordinatörlüğünde gerçekleştirilen bir yazılım projesine dahil oldu. Artemis, hasta kayıtları erişimine yönelik bir veri tabanı projesi. Tepe Teknoloji, 4 kişilik ekibi ile projenin sadece laboratuvar ortamında değil yüzlerce hastanenin dahil olduğu bir bilgisayar sisteminde uygulanabilmesi için çalışıyor. Haziranda tamamlanacak olan Artemis Projesi’nin 2.96 milyon euroluk bütçesinin 1.99 milyon eurosu AB tarafından karşılandı.

Türkiye’deki firmaların altyapısı teknoloji ve Ar-Ge çalışmaları için yeterli düzeyde olmadığı için ağırlıklı olarak üniversiteler bu programdan yararlanabiliyor. Tepe Teknoloji’nin başarısındaki sır ise AB’nin de bu programda özellikle üzerinde durduğu üzere çevresindeki kuruluşlarla sürekli iletişim halinde ve işbirliği içerisinde olmasında yatıyor. Bunun yanı sıra Fonun dağıtımcısı Avrupa Komisyonu’nun her yatırımcı gibi öncelik verdiği alanlar var. ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Uğur Yüksel projenin AB hedeflerine ve önceliklerine uyumlu olması ve bunun iyi tarif edilmesinin önemli olduğunu söylüyor.

Tepe Teknoloji’nin dahil olduğu Artemis projesinin yürütücüsü ODTÜ, 6. ÇP’de 40’ın üstünde projede yer aldı. ODTÜ Teknokent ise şu anda 6 projenin koordinatörü. Bunların arasında çok sayıda özel sektör temsilcisi kuruluşun yer aldığı RIS-Mersin projesi var. Türkiye’deki ilk inovasyon çalışması olan RIS Mersin, Mersin’in teknolojik kalkınmasını yine Mersinlilerin belirleyeceğinden hareketle oluştu. Mersin Sanayi ve Ticaret Odası’ının kurduğu Mersin Kalkınma Ajansı’nın ön ayak olduğu projede yer alan 15 kişilik bir ekip şirketlere "inovasyon"un ne olduğunu anlatarak bir farkındalık yaratmanın ardından şu anda işletmelerin inovasyon potansiyelini çıkarmak için bir analiz çalışması içerisindeler. Bundan sonra Mersin’in teknolojik kalkınması için yol haritası belirlenecek.

Kaynak: Referans Gazetesi/Aslıhan Dellaloğlu


07/02/2006

Makale anasayfasına geri dön  Sayfayı Yazdır

Bu konuyla ilgili yapılmış yorum bulunmamaktadır.
 
Üye Ol