Makaleler
Türkiye-Kazakistan Yatırım İlişkileri
Kazakistan Yatırım Ajansı verilerine göre 30 Haziran 2004 tarihi itibarı ile Türk sermayesinin Kazakistan’daki faaliyetleri 32 milyar 698 milyon ABD Dolarlık toplam yabancı yatırımın yüzde 1,8’ini (577,5 milyon ABD Doları) oluşturmaktadır. Ülkedeki Türk yatırımlarının yüzde 65,8’i doğrudan yatırımlar şeklinde (380,1 milyon ABD Doları) ve yüzde 33’ü ise alınmış kredi şeklindedir.

Ülkede yaklaşık 250 Türk sermayeli şirket faaliyet gösteriyor. Sözkonusu şirketlerin yüzde 70’i tamamen Türk sermayeli, yüzde 25’i Kazak firmaları ile ortaklık geri kalanı ise çokuluslu şirketlerle ortaklık şeklindedir. Ülkedeki Türk sermayesinin yüzde 90’ı 12 büyük şirkete ait olup, geri kalan kısmını ise KOBİ’ler teşkil ediyor.

Türkiye Kazakistan’ın maden çıkarma sektöründe faaliyet gösteren 10 büyük yatırımcı ülkeden biri olup, maden çıkarma sektöründeki toplam yabancı yatırımların (196,1 milyon ABD Doları) yüzde 1,5’ini oluşturuyor. Türkiye işleme sanayiinde faaliyet gösteren yatırımcı ülkeler arasında 5. sırada yer alıyor. Bu sektördeki toplam yatırımın (93,7 milyon ABD Doları) yüzde 4,4’üne sahip. Hizmet sektöründe (otelcilik-restorancılık) ise Türkiye, sektörün yüzde 50’sinden fazlasına (124,3 milyon ABD Doları) sahip olup, birinci sıradadır. Türk sermayesi ayrıca Kazakistan’ın ulaşım ve iletişim sektöründe de aktif bir şekilde faaliyet gösteriyor.

Ülkede faaliyet gösteren çok sayıdaki Türk sermayeli firma uluslararası başarılara imza atmış olup, başarı ödülleri kazandı. K’Cell Telekomünikasyon Şirketi, Turkuaz Bitkisel Yağ Sanayii bunlardan bazılarıdır.

İki Ülke Arasındaki Ticarete İlişkin Önemli Hususlar, Sorunlar ve Çözüm Önerileri
K
azakistan, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri içinde halihazırda en elverişli iş ortamını sağlayan ülkedir. Ancak pazara giriş yapacak firmalarımızın Kazakistan’ın bir dönüşüm sürecinden geçmekte olduğunu, bu bakımdan ülkede çok çeşitli fırsatlar bulunmakla birlikte iş ortamını elverişsiz hale getiren bazı zorlukların da bulunduğunu gözönünde bulundurması gerekiyor. Bu zorluklar bürokrasinin fazla olması, yasal altyapının henüz tamamlanmamış olması ve bu nedenle mevzuatta çok sık değişikliklerin yaşanması, ülkede bir iş kültürünün henüz yerleşmemiş olması v.b. gibidir. Ülkeye ihracat gerçekleştiren ya da ihracatta bulunmayı hedefleyen üretici firmalarımızın rekabetin yoğun olduğu bu pazarda uzun vadede kalabilmek için üretim faaliyetine geçmeleri gerkiyor. Ülkede üretilen mallar ihtiyacı karşılayacak yeterlilikte değildir. İthalata bağımlı bir dış ticaret yapısına sahip olan ülke, üretimde çeşitliliğin sağlanmasını teminen özellikle tüketim malları üretimini teşvik edici yönde uygulamalar yürütülüyor.

15 milyonluk küçük bir pazar olmakla birlikte Kazakistan, sahip olduğu diğer bölge ülkelerine nispeten elverişli yatırım ortamı, güçlü bankacılık sistemi gibi olumlu koşullar da gözönünde bulundurulduğunda diğer Orta Asya ülkelerine açılım bakımından da Türk firmalarına çeşitli olanaklar sunuyor.

Taşımacılıkla ilgili sorunlar Türkiye-Kazakistan ticari ilişkilerinin gelişimi önündeki en önemli sorundur. 2 ülke arasındaki uzaklık nedeni ile taşımacılık maliyetleri ülkeye ihracat sırasında ortaya çıkan maliyetlerin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Ayrıca ülkenin sahip olduğu geniş topraklar nedeni ile ülke içi taşımacılık da fiyatlandırmada büyük paya sahiptir. Ülke içi taşımacılık, ülkenin çok geniş topraklara sahip olması, kentlerin birbirine çok uzak mesafelerde konumlanması ve karayollarında tesis bulunmaması nedeni ile zordur. Demiryolu ve karayolu ulaşım hatlarının rehabilite edilmesi ve kombine taşımacılığın geliştirilmesi taşımacılıkla ilgili sorunların aşılmasında etkili olacaktır. Kazakistan’ın uzak bir pazar olması ve ayrıca ülke içindeki taşımacılığın da zor olması nedeni ile ülkede iş yapacak işadamlarımızın depo bulundurması gerekiyor.

Kazakistan’ın imzalamış olduğu Bağımsız Devletler Topluluğu Gümrük Birliği Anlaşması çerçevesinde Rusya Federasyonu, Beyaz Rusya, Kırgızistan ve Tacikistan menşeli ürünlerin ülkeye girişinde gümrük vergisi muafiyeti bulunmaktadır. BDT Gümrük Birliği Anlaşması’na taraf ülkelere sağlanan söz konusu avantaj ülkemiz ürünlerinin rekabet edebilirliğini olumsuz yönde etkileniyor. Kazakistan’ın ayrıca Ukrayna, Moldova, Özbekistan ve Türkmenistan ile tercihli ticaret anlaşmaları bulunmakta; bu ülkelerden ithalata da gümrük vergisi muafiyetleri tanınıyor.

Resmi mevzuata uyulduğu takdirde gümrüklerde herhangi bir sorun yaşanıyor. Gümrüklerde her ülkeye eşit koşullar ve aynı kurallar uygulanıyor. Kazakistan çifte fatura uygulamasının önüne geçebilmek amacıyla tüm ithalatçıları gümrüklerde ICS-Inspection and Control Services isimli bir kuruluşun kontrolünden geçmeye mecbur tutuyor. Bu uygulamaya göre gümrük vergi ve resimlerine tabii olacak matrahın tespiti için ithal edilen malın gümrük değeri ICS kontrolüne tabii olmakta ve ICS tarafından hesaplanıyor. Söz konusu prosedür ülkedeki tüm ithalatçılar için zorunlu bir uygulamadır. Gümrüklere ibraz edilmesi gerekli başlıca belgeler; fatura, nakliye belgeleri, gerekli standart belgeleri ve ithalat beyannamesidir. İthalat beyannamesi belgesi, ICS kontrolü için ithalatçı tarafından ibraz edilmesi gereken bir belge olup, ibraz edilememesi halinde gümrüklerde beklemeler yaşanıyor.

2004 yılından önce ŞAP hastalığı nedeni ile Türk et ve süt ürünlerinin ülkeye ihracatı gerçekleştirilememekte iken, Büyükelçiliğimiz kanalı ile yürütülen temaslar neticesinde 2004 yılının ikinci yarısından sonra söz konusu tarife dışı engel kaldırılmış ve Türk et ve süt ürünlerinin Kazakistan’a ihracatı başladı. Tarife dışı engel uygulamaları ile karşı karşıya kaldığını düşünen ihracatçılarımızın konuyu T.C. Almatı Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği’ne aktarmaları yararlı olur.

Geçmişte fuarlarda sergilenmek üzere ihraç edilen malların ülkeye girişinde gümrük vergisi uygulaması söz konusu iken, halihazırda böyle bir uygulama bulunmuyor.

Ülkemiz menşeli ürünlerin Kazak pazarında olumlu bir imajı bulunuyor. Türk malı ürünler kaliteli mallar olarak tanınmakta olup, orta ve üst-orta sınıfa hitap ediyor. Türk ürünlerinin halihazırdaki olumlu imajının ülkede yürütülecek yoğun tanıtım faaliyetleri ile güçlendirilmesinde yarar görülüyor. Bu bakımdan başta ihtisas fuarları olmak üzere ülkede düzenlenen fuarlara katılım önem taşır.

Bürokrasinin ağır işlemesi ülkede iş yapan Türk işadamlarınca önemli bir sorun olarak ifade edilir.

Ticareti düzenleyen hukuki altyapı yeterli olmayıp, henüz oluşum aşamasındadır. Ülkede faaliyet gösteren işadamlarının ülke koşullarına ve yasalara uygun hareket etmeleri halinde herhangi bir sorun yaşanmıyor.

Poliçe kullanımı yaygın olmayıp, mevzuatta çok yeni bir geçmişi bulunuyor. Çek kullanımı da mevzuatta yeri olmakla birlikte, yaygınlaşmamıştır. Senet kullanımı da sınırlı düzeydedir.

Ödemelerde peşin ödeme ya da akreditifin tercih edilmesi gerekiyor. Kazak işadamları genellikle peşin ödeme yöntemini kullanmayı tercih ediyor. Bankacılık sisteminin gelişmesi ile birlikte akreditif kullanımı da yaygınlaşmaya başladı.

Bankalararası para transferlerinde gerçek kişiler ve şahıs şirketleri1 için sınırlamalar bulunmakla birlikte, şirketler için herhangi bir sınırlama bulunmuyor. Para transferinde sözleşme şartı2 ve fatura aranıyor. Bu koşulların yerine getirilmesi halinde bankalar arası para transferi rahatça gerçekleştirilebiliyor. Elden para transferinde ise zorluklar bulunur. Elden para transferinde tüm vergilerin ödendiğini ve paranın yasal olarak kazanıldığını gösteren belgelerin ibrazı zorunludur.

Pazarda rekabet edebilmenin ve tutunabilmenin ön koşulu nakliye, servis ağı ve garanti koşullarının sağlanabilmesidir. Bu nedenle bazı sektörlerde faaliyet gösteren firmalarımızın, bir süre pazarı tanıdıktan sonra ihracat yerine pazarda üretime geçmesi daha avantajlı olacaktır. Pazardaki en önemli rakiplerimiz durumunda olan Çin ve Rusya 1 Gerçek kişiler günde 10.000 dolar’dan fazla, ayda 50.000 dolar’dan fazla para transfer edemiyor. 2 Kazakistan kanunları uyarınca sözleşme olmadan dış ticaret işlemi gerçekleştirilemiyor. Rekabeti ortadan kaldırmanın çözümü de pazarda üretimdir. Gıda işleme, paketleme, şişeleme, makine, inşaat malzemeleri üretimi alanlarında ülkede üretim olanakları bulunmuyor. Kazak Hükümeti, imalat sanayi üretimine geçişin sağlanması için çeşitli üretim teşvikleri sağlıyor. Yarı mamullerin Kazakistan’a getirilip ülkede monte edilmesi, mamul haline getirilmesi de üretim faaliyeti sayılmakta ve teşvik ediliyor.

Ticari ilişkilerin tesisinde Kazak iş ve siyaset çevreleri ile iyi ilişkiler olumlu sonuçlar yaratıyor. Bu bakımdan pazara giriş yapacak firmaların iyi bir yerel ticari ortakla çalışması, ülkede iş yapmak için önemli bir avantaj sağlayan bir ilişkiler ağına sahip olmayı da beraberinde getirdiği için faydalı oluyor. Ancak ülkede iyi bir yerel ticari ortak bulmak konusunda firmalarımız zorlanıyor. Güvenilir bir ticari ortak arayışında olan firmalarımızın T.C. Almatı Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği ve ülkede başarılı olmuş firmalar ile irtibata geçmesi yararlı olur.

Kazakistan pazarına giriş yapacak firmaların pazarı önceden etüd ederek pazara yönelmeleri, Kazak-Türk İşadamları Derneği, Kazakistan Yatırımları Geliştirme Ajansı (Kazinvest), ülkedeki Sanayi ve Ticaret Odaları gibi kuruluşlar ve T.C. Almatı Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği ile temasa geçerek bilgi almaları ve doğru ticari ortaklarla çalışmak için araştırma yapmaları tavsiye ediliyor.

Kazakistan’da yerleşik Türk firmaları arasında halihazırdaki işbirliğinin geliştirilerek ileriye götürülmesi Türkiye’nin Kazakistan pazarındaki varlığını güçlendirir. Ülke ile ticari ilişkilerimizin geliştirilmesi, ülkedeki artan rekabet ortamında firmalarımızın rekabet edebilirliğinin sağlanması bakımından tanıtım faaliyetleri büyük önem arz eder. Zira, ülkedeki en önemli rakiplerimiz olan Çin ve Rusya başta olmak üzere Uzakdoğu ülkeleri ve batılı ülkeler pazardaki yoğun tanıtım faaliyetleri ile dikkat çekiyor. Kazakistan’da faaliyette bulunan işadamlarımız Türk ürünlerinin sergileneceği daimi bir sergi salonunu da içeren bir Merkez oluşturularak ülkemiz ürünlerinin ve Türkiye’nin sürekli tanıtımının sağlanmasının tanıtım açısından faydalı olacağını dile getirmektedir. Ancak, söz konusu daimi sergide sergilenecek ürünlerin uluslararası standartlarda ürünler olması; serginin yanı sıra gelen ziyaretçilere ürünün üreticisi hakkında iletişim bilgileri ve diğer gerekli bilgileri ve gerektiğinde randevu alınmasını sağlayacak nitelikli personel istihdam edilmesi gerekiyor.

Kaynak: www.igeme.org.tr



20/03/2006

Makale anasayfasına geri dön  Sayfayı Yazdır

Bu konuyla ilgili yapılmış yorum bulunmamaktadır.
 
Üye Ol