Makaleler
Yap-sat’ı Bilirim, Maketten Satamam
31 yıllık inşaatçı Sedat Tavukçuoğlu, kriz döneminde 6 yıl inzivaya çekilmiş, geri döndüğünde onu en çok şaşırtan maketten satışlar olmuş. Tavukçuoğlu,"Biz yapıp satardık, bu sisteme alışamadım" diyor.

Pekçok Karadenizli genç gibi çocukluğundan itibaren inşaat işiyle içi içe olmasının ardından inşaat mühendisi olmaya karar veren Sedat Tavukçuoğlu, ilk işe başladığı 1975 yılından bu yana beton kokusuna hayran. Tavukçuoğlu, 2000 yılından bu yana işe 6 yıl ara verdiğini ama gayrimenkul sektöründe yeniden canlanma olduğunu görünce Beylerbeyi Konakları ile mesleğe geri dönüp projeciler arasındaki yerini aldığını söylüyor. Mesleğini çok seven Tavukçuoğlu, Türkiye’de sektörün bu kadar ilerleyebilmesinin sebebi olarak Karadenizli müteahhitleri gösteriyor ve ekliyor: "Betonarme inşaatı gayrimüslimlerden öğrenip ilk tatbik edenler Karadenizli müteahhitlerdir."

Tavukçuoğlu İnşaat nasıl kuruldu?
Bizim aile işimiz bu. Babamın inşaat malzemeleri sattığı bir mağazası vardı. Ben de inşaat mühendisi oldum. 1975’te 24 yaşındayken Çiftehavuzlar’da ağabeylerimle ilk inşaatıma başladım. Özellikle Kadıköy’ün pekçok yerinde ve ağırlıklı olarak Moda’da çok inşaat yaptık. Özel ve lüks binalar inşa ettik. Lüks konut üzerine ihtisaslaştık. Ağabeyimle ortak yaptığımız işlerden sonra 2 yıl evvel ayrıldık ve ben 3 kızımla çalışıyorum. 6 yıldır da aktif olarak çalışmıyorduk. İlk işimiz de Beylerbeyi Konakları olacak. Artık, proje bazında çalışacağız.

Şehir merkezinde arazi bulmak zor. Projenin arazisini nasıl temin ettiniz?
Arazi çok hisseliydi yıllardır. Sonra yatırımcı bir grup aldı. Takip ediyorduk temasa geçtik, satın aldık. Bu mülkte Türkler ve gayrimüslimler ortaktı. Gayrimüslimlerin çoğu Türkiye’yi terk edince bu taşınmazların sahipleri bulunamadı. Balıklı Rum Vakfı’nın bile hissesi vardı bu arazide. Yurt dışındakilerle tebligatların yapılması, verasetlerin gelmesi çok uzun sürdüğünden arazi satışı zor olmuş. Tapuda arsa olarak geçen arazide taş ve ahşap karışımı bir bina vardı. Anıtlar kurulundan araştırdık tarihi eser mi diye, değildi ve yıkılmasında sakınca yoktu ama biz orayı muhafaza etmeye karar verdik arazinin içinde. Eski bir bağ evi orası ve projenin içine o bağ evini de dahil ettik. Yap-sat’a ayak uyduramıyor.

Sektörde olmadığınız 6 yıl nasıl geçti? Neden köşeye çekilmiştiniz?
56 yaşındayım, 25 yaşından beri koşturuyorum. Ben bu işi seviyorum. Beton kokusu hoşuma gidiyor. Yoruldum ve ağabeyimle dinlenme kararı aldık. Bahariye Caddesi’ndeki mülkleri kiraya verdik. İnanılmaz bir kira geliri oldu. Baktık paralar geliyor, kira geliri ile yaşadık. O kiracıların sorunları işimiz oldu. Bir tane iş merkezinde 50 büro vardı, hepsini birleştirip bir dershaneye kiraya verdik. Koçbank’ın binası bizimdi. Başka mağazalar da vardı. Kadıköy Beymen’i kurduk mesela. 1000 metrekarelik güzel bir mağazaydı ama kapattık sonra. Gezdik dünyayı... 2002’de Kadıköy’de vergi sıralamasında sekizinci oldum ben, ağabeyim de yedinci... İkimiz beraber olsaydık ilk üçe girerdik. Kira geliri ile... Boş durmadık tabii. Yapı olarak duramayız çalışmadan Karadenizliyiz çünkü. Ama fiili değildi bu çalışma. Piyasa düzeldi şimdi. Bundan birkaç sene önce mevcut paralarını değerlendirmek bile bir işti.

Neler değişmiş peki?
Acayip bir değişiklik olmuş. Birçok malzemeyi tanıyamıyorum. Sat-yap akımı çıktı şimdi. Ama ben onu beceremedim bir türlü. Projeyi hazırladık. Maketi yaptık. Her şey yerli yerinde ama ben bilmiyorum nasıl yapacağımı bu işi. Ben ne diyeceğim o adama maketi gösterip? Yap-sat şeklinde çalışmışız biz hep. Bu sisteme nasıl ayak uyduracağım? Beylerbeyi Konakları’nda bir tek daire satmadım. Ortaya çıkmasını bekliyorum projenin. Görsünler. Öyle alıştık biz. Şu anda anlıyorum en güzelinin sat-yap olduğunu tabii ama bizim çocuklarımız becerir bunu biz değil.

’Faizler Gereksiz Yükseldi’
"Ben inşaat mühendisiyim biraz matematik bilirim de bankacıların hesabına aklım ermiyor. Şöyle ki, dolar Türk parası karşısında yüzde 20 değer kazandı o dalgalanmada. Yüzde 20 değer kaybı faizlere yüzde 100 yansıdı. Benim matematiğim bunun altından kalkamadı. Belki benim alanım değil diye anlamıyorum ama anlaşılır bir tarafı yok gibi. Talep de bıçak gibi kesildi tabii. O kadar büyük talep oldu ki konuta, ben bunun da karşısındayım. Binlerce konut satılıyor, insanlar sıraya giriyor. Bu insanlar neredeydi ne yapardı bugüne kadar ben anlamış değilim. Birden nasıl patladı bu ihtiyaç? Türkiye’de yaşanıyor böyle devreler. İnsanlar evini satıp faize yatırmıştı bankerlik olayında. Şimdi de herkes parasını prim yapar diye eve yatırıyor. Yatırım için birkaç tane alıyor. Bu benim sektörüm için iyi ama Türkiye için ne kadar iyi bilmiyorum."

’Betonarme Karadenizli İşidir’
"Yurtdışında adamların yaptıklarını görünce keyfimiz kaçıyor. Bizim neden böyle güzel binalarımız yok diyoruz. Bunun sebebi de ortada; bir zamanlar ahşap ağırlıklıydı ülke bina açısından ama ömrü malum ahşabın. Şimdi o yapılar harap oldu gitti. Bizim babalarımız başladı betonarme inşaata Türkiye’de. Gayrimüslimler yapardı bu işleri. Karadenizliler geldi ve onlardan öğrendi. Bize yap-satçı da dediler ama rahatsız olmadık."

Kaynak: Sabah Gazetesi


24/08/2006

Makale anasayfasına geri dön  Sayfayı Yazdır

Bu konuyla ilgili yapılmış yorum bulunmamaktadır.
 
Üye Ol