Makaleler
Fındığın Pazarlanmasında Söz Hakkı Üreticinin Olmalı
Fındık ürününün pazarlanmasında, belirleyici olan, iç ve dış alıcılardır. Bu kesim, örgütsüz, yoksul, çözümsüzlükler içinde kıvranan üretici karşısında, oldukça güçlü, geniş olanakları elinde bulundurmaktadır.

Fındık üreticisinin büyük çoğunluğu, neredeyse yılın her günü, parasal yönden önemli sıkışıklıklar yaşar. Aylar, yıllar önceden elde edebileceği ürününün satış işlemiyle ilgili sözler verir, bu konuda ilişkiler kurar. Verilen sözler yerine getirilmek zorundadır. Bir kez sözünü tutmayan, yörede kalıcı ilişkiler geliştiremez.

Fındık ürünüyle geçimini sağlayan ya da bu üründen gelir elden 8 milyon insanın önemli bir bölümü, ürettiği ürünün değeriyle satılmasını sağlayamaz. Alın teriyle ürettiği ürününü değeriyle satma konusunda söz söyleme, karar verme yetkisini elde edemez.

Almanya"da Fındık Tartışması
Konuyla ilgili bir araştırma, olayı açıklığıyla ortaya koymaktadır.

“Harun Gümrükçü (Türkiye’nin dış ülkelere fındık satımını) araştırırken, bir "bilgiye" ulaşmış:

- Aralık 2005"te Hamburg"da dünyanın en büyük 7 fındık tüccarı bir araya gelmişler. Ve karar almışlar: Fındığın fiyatını düşürelim.

Fiyatı düşürülecek fındık "elbette Türk fındığı."

"Hamburg toplantısına" katılanlar içinde "Türk fındık tüccarları" da var.

Almanya"nın "güneyinde" fındık üretiliyor.

Alman devleti "1 kök fındık ağacı dikene 30 euro teşvik veriyor."

Ve bu teşvik "AB kasasından" çıkıyor.

AB kasasına "katkıda bulunanlardan" biri de Türkiye.

- Türkiye, AB Komisyonu"na başvurup, "bizde fındık fazlası varken, Almanya"nın fındık üretimini nasıl teşvik edersiniz" diye sormalıydı... Araştırdım, hiçbir teşebbüsümüz olmamış.” (1)

Başka ülkelerin fındık alıcısı tüccarlar, fındık fiyatını düşürmeye çalışabilirler. Türk tüccar bunu nasıl isteyebilir? Fındığın daha ucuza satılmasından ne yararlar sağlamaktadır? Anlamak güç.

Türkiye, devletin ekonomiyi yönettiği bir ülke. “Fındık Komisyonu” adıyla toplanan kurula katılanlar şunlar: Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Devlet Bakanları Ali Babacan ve Kürşad Tüzmen, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker’in yanı sıra Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanı Hilmi Güler, Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Nafiz Özak ve ilgili bürokratlar katıldı. Toplantıya, Konya’da rahatsızlanarak tedavi altına alınan Maliye Bakanı Kemal Unakıtan katılmadı.

Toplanan bu kurulda, üretici, üreticilerin oluşturduğu bir birlik, üreticilerin örgütü olması gereken Fiskobirlik, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, başka Üretici Birlikleri, tüccarların temsilcileri yok. ABD Türkiye üzerinden İran’a çıkarma yapacak, Türkiye’nin bilgisi yok türünden bir iş. Böyle bir kararın işlemesi, kalıcı çözüm sağlaması olanaksız.

Devletleştirme Girişimi
Fındık alımında yaşanan sorunu aşmak için, 2006 yılında, TMO’nun fındık alması kararı alındı. Bu özünde bir devletleştirme girişimidir. Devletin ekonomiden elini çektiği bir dünyada, ülkemizde tersine bir girişimin yaşandığı görülmektedir. Kısa süre sonra TMO çözümünün tıkandığı görülecektir. Kalıcı çözümün, sivil bir yapılanma, üreticilerin oluşturacakları bir kurum olduğu görülecektir.

2006 yılında yaşanan bunalıma çözüm olarak, Sanayi Bakanlığı"nın düzenlemesiyle, "Fındık Lisanslı Depolama Şirketi" kurulacağı, böylece üretilen fındığın uzun süre depolarda bekletilebilmesine olanak sağlanacağı kararı alınmış durumda. Bu yapılanmanın oluşumunda görev üstlenen girişimciler şunlar : "Lisanslı Depo A.Ş"nin işlemlerini yürütmek amacıyla, katılan kurum ve kuruluşların temsilcilerinden "müteşebbis heyeti" oluşturuldu. TOBB, Fiskobirlik ile Ordu, Adapazarı, Giresun, Samsun, Trabzon Ticaret ve Sanayi odaları, Ordu, Giresun, Trabzon, Düzce, Samsun, İzmir ticaret borsaları, Vadeli İşlemler ve Opsi-yon Borsası (VOB), Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), kurulacak fındık lisanslı depoculuk anonim şirketine yatırımcı olarak katılacaklarını bildirerek, müteşebbis heyetinde yer aldılar.” (2)

Kurulması gereken yeni oluşumda da, üreticinin yerini alamayacağı anlaşılmaktadır. Belirtilen yapılanmanın, üreticilerin oluşturacakları bir yapılanma olması gerekmektedir.

Bu yıl geçici bir çözüm olarak, “Stok Kurumu” çıktı. Lisanslı depoculuk gelecek yıla kalacağından Stok Kurumu, bu yıl üretilecek, 120 bin ton dolayında olacağı sanılan fındığı alacak ve piyasayı düzenleyecek. Stok Kurumu, sadece bu yıl için değil, fındık fazlası olduğu yıllarda piyasaya her zaman müdahale yetkisine sahip olacak.(3)

Bürokrasi Değil Piyasa
ABD’nin domuzları borsaya soktuğu bir dünyada, Türkiye dünya üretiminin yüzde 75’ini gerçekleştirdiği fındığı dünya borsalarında kendi söz, karar sahibi olarak değerlendirememektedir. Fındık fiyatını etkin biçimde yönlendirdiğimiz dünya borsalarında belirleme aşamasına gelememiş bulunmaktayız. Günümüz dünyasında, bir ürünün uluslararası pazarlarda değerini bakanlar, başbakanlar, hükümetler, devletler değil, evrensel ölçekte oluşan özgür piyasa koşulları belirlemektedir.

Fiskobirlik, üreticinin temsilcisi olamadı. Bu kurumun üreticinin gerçekten söz ve karar sahibi olacağı bir yapılanmaya kavuşturularak düzeltilmesi, sivilleştirilmesi gerekirdi. Bunun iç, dış çıkar çevrelerinin işine gelmediği görülmektedir. TMO fındık alımı yaparsa, üretici devre dışı kalacaktır. Fındık üzerinde oynanan oyunlar daha güzel oynanacaktır. En kötü sivil yapılanmanın, en iyi devlet yapılanmasından daha iyi işlediğini deneyerek görmüş olacağız. Bu deney de pahalıya patlayacaktır.

Devletin yapacağı tek iş, sivil yapılanmanın oluşturduğu kurumun düzgün işlemesini sağlamak olmalıdır.

(1) Donat, Yavuz, Fındıksal patlama, 08.08.2006, Sabah Gazetesi.

(2) Fiskobirlik"e "işletme" çalımı, 21.08.2006, BirGün Gazetesi.

(3) Bugün Gazetesi, Fındıkta çözüm bulundu stok kurumu geliyor, 20.08.2006

Kaynak: Referans Gazetesi


30/08/2006

Makale anasayfasına geri dön  Sayfayı Yazdır

Bu konuyla ilgili yapılmış yorum bulunmamaktadır.
 
Üye Ol