Makaleler
İki Diploma Alıp Atölye Kurdu
Murat ONAY
BEYSAD Başkanı ve İSO Meclis Üyesi
O, aileden hukukçu bir işadamı. Aslen Ağrılı ancak, hakim babanın görevinden dolayı Mardin Kızıltepe’de dünyaya geldi. Türkiye’nin çeşitli vilayetlerini, haritada bile yeri zor bulunan ilçelerini dolaştı ailesiyle. Zaman zaman elektriği olmayan Anadolu gecelerinde mum ışıklarında okuyarak, önce İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ni, sonra da Hukuk Fakültesi’ni bitirerek, avukat oldu. 7 yıl boyunca devam etti mesleğine. 90’lı yıllara yaklaşılırken bir gün, hayatında hiç bilmediği yeni bir maceraya atılmaya karar verdi.

İşte o küçük matbaayı sermaye yapan büyük girişim ruhu, O’nu bugün 1300’den fazla insana ekmek veren Önaysan’ın Yönetim Kurulu Başkanı, Beyaz Eşya Yan Sanayicileri (BEYSAD) Başkanı ve İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Üyesi Murat Onay haline getirdi.

1988 yılıydı. Bir şeyler yapmalı, aktif olarak iş hayatına atılmalıydım. Ama sermayem yoktu. Ben avukatlık yaparken açtığımız küçük bir matbaamız vardı. Kendime göre hakikaten bir cesaret göstererek, matbaayı satıp, sermaye yapmaya karar verdim ve İMES Sanayi Sitesi’nde küçük bir atölye kiraladım ve Grundig ve Beko’ya giderek sipariş almayı başardım. Ama bu siparişleri almamda, avukat olmamın da önemli bir katkısı oldu. O zamanlar kardeşim de askerdi. Döner dönmez, onu atölyenin başına geçirdim, ben de avukatlığa devam ettim.

8 Kişilik Kadro, 3 Yılda 80 Kişiye Çıktı
İlk üretimimize bu küçük atölyede 8 kişiyle başladık. Çünkü şimdiki gibi büyük adetler yoktu. İşi bizim gibi insanlara verme kararları da o dönemler satınalma müdürlerinin elindeydi. Ama öyle güzel çalıştık ki, bir yıl sonra 25 kişiye ulaştık ve oraya sığmayınca, birkaç ayrı yere bölünmek zorunda kaldık. Baktık ki, böyle olmayacak, o birkaç atölyeyi bir araya toplamaya karar vererek, Dudullu’daki fabrikamızı kurduk. 1991’de fabrika bittiğinde istihdam adedimiz 80 kişiye ulaşmıştı.

İstanbul Dışına Çıktık
Aldığımız siparişler ve üretim kapasitemiz artınca, müşterilerimize de yakın olabilmek için bu Eskişehir’de ikinci fabrikayı ve arkasından Dudullu OSB’deki fabrikayı kurduk. O zamanlar en büyük müşterilerimizden biri Asil Nadir’in sahibi olduğu Vestel’di. Zorlu bu gruptan fabrikayı satın alıp, bizim de devam etmemizi isteyince, Manisa’ya da bir fabrika kurma zorunluluğu doğdu. Böylece, Vestel’in yanına 4. fabrikayı kurduk.

İhracat Başladı
Bu kadar büyüdükten sonra, 2001 krizi patlak verdi. Ama bizim çalıştığımız, Beko, Vestel, Demirdöküm gibi büyük kuruluşlar, ihracat ağırlıklı çalıştıkları için bundan etkilenmeden yolumuza devam ettik. Bu krizin hemen akabinde, kendimizi sağlama almak için ihracat çalışmalarına başladık ve ilk mallarımızı İngiltere ve İtalya’ya yükledik. Daha sonra, İngiltere, İtalya, Fransa, Polonya, İsveç gibi ülkelere 15 milyon dolar ihracat yapar duruma geldik.

Zaman Zaman Korku Yaşıyorum
Türkiye’de sanayici olmak gerçekten zor. Özellikle istikrarsız dönemlerde, ‘neden 1300 kişiye çıktık’ diye kendi kendime korku yaşıyorum. Ama artık geri dönüş zor. Şirketlerde, 25 yaşındaki kızım ve 26 yaşındaki yeğenim işlerin büyük bölümünü yürütüyor. Çok da başarılılar. Ben gençlere güveniyorum.

Ar-Ge’ye Ağırlık Verdik
Son bir yıldır Ar-Ge çalışmalarına ağırlık veriyoruz. Isı ve beyaz eşya sektörü için şu an yeni ürünler tasarlıyoruz. 2008 yılında patent çalışmalarımız neticesinde, ihracatımız yüzde 50’ler civarına çıkacak diye umuyoruz. Tabii burada ‘patent’ çok önemli. Zira kendi patentimiz olan ürünler, bizim karlılığımızı artıracak.

Patentli Bir Tasarımın Yoksa Hayal Kırıklığı Yaşarsın
İnanın şu an sanayi ortamı o kadar zor ki, sanayici olacak girişimciye bunu salık vermekten imtina ediyorum. Eskiden yüzde 20 kar oranlarıyla çalışırken, şimdi hedef yüzde 5’i yakalamak oldu. Dünyada ve özellikle de Türkiye’de reel faizlerin yüksekliğinden dolayı üretimde büyük bir savaş var. O nedenle sanayiye girmek büyük bir cesaret işi. Fakat ben, sanayici olmayı hedefleyen insanlara mutlaka ama mutlaka kendi patentinizle yeni bir şeyler yaratın diyorum. Bakın bu sektörde Çin’e rağmen en büyük ihracat Almanya’da. Bu da, ‘patent’ ve ‘yeni ürün’den kaynaklanıyor. Yoksa, ‘ben sanayiye girip, fason üretim yaparak para kazanacağım’ derseniz, kendinizi aldatır ve hayal kırıklığına uğrarsınız.

Kaynak: www.yonetisim.com/Volkan Özsoy



18/12/2006

Makale anasayfasına geri dön  Sayfayı Yazdır

Bu konuyla ilgili yapılmış yorum bulunmamaktadır.
 
Üye Ol