Makaleler
AB’de Gıda Güvenliği

Avrupa Birliği’nde (AB) özellikle son 10 yılda ortaya çıkan gıda güvenliği krizleri, bu konuyu gündemin en üst sıralarına taşımıştır. AB’nin gıda mevzuatı yıllar içinde bilimsel, sosyal, politik ve ekonomik güçlerin bir karışımını yansıtacak şekilde ve özellikle de AB’nin Ortak Tarım Politikasının amaçlarından biri olan İç Pazarın oluşturulması çerçevesinde gelişmiştir.

Zaman içinde sektörel bazda gelişen gıda mevzuatında değişen koşullar doğrultusunda değişiklikler yapılmış, çeşitli eklemeler ile ihtiyaçlar karşılanmaya çalışılmıştır. Ancak mevzuat, sonunda hantal ve ihtiyaçlara cevap veremeyen bir hal almıştır.

AB’nin bu ihtiyacın farkına varması ve gıda güvenliğine ilişkin konuları gündemine almasını hızlandıran birkaç faktör vardır. Bunlardan birinci, 1990 yıllarında yaşanan deli dana krizidir ve bu kriz, tüketicinin korunması politikaları ve gıda güvenliği politikalarında bir dönüm noktası olmuştur. Bu kriz, AB mevzuatındaki yetersizlikleri de ortaya çıkarmıştır.

Gıda maddelerine ilişkin AB kuralları, kurucu antlaşmada belirlenen farklı yasal temeller esas alınarak oluşturulmuştur ve sorumluluk Komisyon ve Üye Devletler arasında karmaşık bir şekilde dağılmıştır. Toplulukta kapsamlı ve tutarlı bir politikanın olmaması, uzmanlarca bile zor anlaşılan bir sistemin ortaya çıkmasına yol açmıştır.

Sektörel düzenlemelerin belirlenmiş olması, üye devletlerde farklı yaklaşımlara ve uygulamalara neden olmuştur. Bazı alanlarda asal boşluklar ve eksiklikler doğmuştur. Bu sebeple, AB’de gıda mevzuatına ilişkin yasal bir çerçeve oluşturulması ve mevcut mevzuatın yeniden gözden geçirilmesi fikri ortaya çıkmıştır.

(Bu yazı T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı 9. Kalkınma Planı (2007-2013) Gıda Sanayii Özel İhtisas Komisyonu Raporu’ndan derlenmiştir.)

Kaynak: Yaratım İçerik İletişim


24/01/2007

Makale anasayfasına geri dön  Sayfayı Yazdır

Bu konuyla ilgili yapılmış yorum bulunmamaktadır.
 
Üye Ol