Makaleler
Ekonomik Öncelikler
Yılmaz ARGÜDEN
arge.com Köşe Yazarı
Seçim senesine girdiğimiz 2007 yılında siyasi partiler ekonomi politikalarını gözden geçiriyorlar. Bu konuda yapılan çalışmaların iyi niyetli girişimler olarak kalmaması için öncelik belirlenmesi gerekiyor. Çünkü sınırlı kaynaklar iyi niyetli tüm politikaların birden uygulanmasına fırsat tanımıyor.

Türkiye’nin en önemli sorunu istihdam sorunudur. Resmi işsizlik istatistikleri iş bulma ümidini kaybetmiş olanları değerlendirmeye almıyor. İşsizlik istatistikleri, büyük ölçüde genç yaşta emekli olup da çalışmayanlarla, ‘‘eksik istihdam’’ olarak tanımlanan fakat ‘‘çalışıyor’’ olarak kabul edilen çalışabilir kişileri de kapsamamaktadır. Bu nedenle, asıl takip edilmesi gereken istatistik kadın-erkek ayırımı yapmadan 18–60 yaş arasındaki nüfusun ne kadarının kayıtlı olarak tam zamanlı çalışmakta olduğudur. Bu açıdan bakıldığında ülkemizde dile getirilenden çok daha yüksek bir işsizlik sorunu olduğu açıkça ortaya çıkacaktır.

İstihdamı engelleyen en önemli unsurlardan biri vergi mevzuatıdır. Çalışanlar için kaynağında alınan vergiler, “Gelir Vergisi” olmaktan çıkıp “İstihdam Vergisi” haline gelmiştir. Türkiye’de üretimde çalışan bir işçinin ücreti üzerindeki vergi yükü yüzde 26 civarındadır. Sosyal güvenlik primleri ile birlikte değerlendirildiğinde, kalifiye beyaz yakalı personelde bu oran yüzde 50’yi aşmaktadır. Türkiye, OECD ülkeleri içinde işçi ücretlerini bu denli vergilendiren sayılı ülkelerden biri konumundadır. Sonuç, kaçakların artması ve istihdamdan tasarruftur.

İşsizliğin azaltılması için yalnızca ekonominin büyümesini beklemek yeterli olmayacaktır. Dolayısıyla, makro hedeflerden ödün vermeksizin vergi mevzuatını değiştirmenin güçlüğü de göz önüne alınarak, en azından belirlenecek bir tarihten sonra sağlanan ek istihdamın üzerindeki vergi yükü önemli ölçüde azaltılmalıdır. Ayrıca, ekonomi yönetiminde üzerinde durulması gerekli konular şu şekilde özetlenebilir:

>>Sadece mevcut işlerin büyümesi yeterli olmayacaktır, yeni şirket kuruluşlarının ve girişimciliğin teşvik edilmesi gereklidir.

>>Sanayinin üretim maliyetlerini düşürecek önlemler alınmalıdır.

>>Finansman maliyetleri (İstikrarlı hükümet ve ekonomi yönetimi – ülke riski)

>>Enerji maliyetleri

>>İletişim maliyetleri

>>Ulaşım maliyetleri

>>Uzun vadeli finansman kaynağı yaratmak için sermaye piyasalarının gelişmesi sağlanmalıdır.

>>Hisse ve şirket tahvili ihracı için teşvik ve uygun ortam

>>Bireysel emekliliğe hızlı ve büyük hacimle geçilmesi

>>Kısa vadeli finansmanın maliyeti çok yüksektir, finansman maliyetlerini düşürücü değişimlere öncelik verilmelidir.

>>Bankaların daha ucuz kredi vermesini sağlayıcı (munzam karşılıkta azalma gibi)

>>Bankaların daha çok kredi vermesini sağlayıcı (kısa vadeli kamu borçlanmasını azaltmak gibi)

>>Şirket finansman bonosu piyasasının yaratılması (commercial paper)

>>Devletin sanayi teşvik politikası seçici olmalıdır.

Stratejik önemde sektörlere teşvik (yazılım, donanım, eğitim, vb). Tüm sektörleri besleyen sektörlere teşvik (finans, enerji, iletişim, yazılım, donanım, nakliyat, lojistik). Uluslararası marka yaratımına destek için teşvik (global ölçekte üretim kapasitesine sahip, ancak henüz global marka oluşturamamış şirketler). Katma değeri yüksek bilgi ve teknoloji üretimini destek için teşvik (belli konularda dünyanın en iyi yüz bilim adamından en az beşini ülkemize cezp edecek yatırımlar, uluslararası patent alınması gibi).

Türkiye ekonomisi tarihinin hiçbir döneminde istihdam ile makro dengeler arasındaki çelişkileri bu denli yoğun yaşamamıştı. Bugün için kurulmuş görünen denge, yukarıda belirtilen tedbirlerle daha hızlı istihdam artışını sağlayacak yönde değişmez ise programın sürdürülebilirliğinin tehlikeye düşebileceği unutulmamalıdır.

Kaynak: www.arge.com

28/03/2007

Makale anasayfasına geri dön  Sayfayı Yazdır

Bu konuyla ilgili yapılmış yorum bulunmamaktadır.
 
Üye Ol