Makaleler
Aymar’da 3. Yükseliş Dönemi Başlıyor
Aymar bir zamanların en çok bilinen margarin yağ marka­larından biriydi. Koç Holding, 1979 yılında, yani yağ kuyruklarının. uzayıp gittiği, bir paket margarin yağ için kavgaların yapıldığı yıllarda Trakya’da, Çorlu’da kurmuştu Aymar Yağ Sanayi’ni. 10 yıl sonra da Unilever’e satılmıştı.

Unilever’deki ilk yılları çok parlak oldu. Fakat 2000’li yıllara gelindiğinde o eski enerjik Aymar markası zayıfladı. Aymar, market raflarında sayısı’ artan yeni markalarla rekabette zorlandığı bir dönem olan 2001’de Gaziantep’ten is­mi pek duyulmamış şirket olan Toros Limited tarafından satın alındı. O yıl­dan sonra markanın tüketiciyle iletişi­mini sağlayan ’Aymar adam’ı yenileyen Toros Limited, deyim yerindeyse Ay­mar’a yeniden hayat verdi. 52 milyon YIL’lik cirosu ile şirketi İSO’nin ikinci 500 Büyük listesine sokmayı başaran Toros Limited, markaya eski etkinliğini kazandırarak ürün çeşitliliğini artırma­yı hedefliyor. Bunun için de yatırımları­nı artırma kararı aldı.

Aymar’ı Türkiye’nin en güçlü 5 sıvı yağ markasından biri haline getir­meyi ’başaran markanın yeni patronu Gaziantepli işadamı Beşir Özyurt, "Biz uyuyan devi uyandırdık. 2008 hedefi­miz ilk üçte yer almak. Kısa sürede Ay­mar’ı İstanbul Sanayi Odası’nın "Türkiye’nin II. 500 Sanayi Kuruluşu’ lis­tesinde 52 milyon YTL ciro ile 246. sıraya soktuk. Rakamlar, 2008 yılında İSO’nun ilk 500 listesine gireceğimizi gösteriyor" diyor.

Unilever’den Satın Alındı
Toros Limited, aslında yağ işine ya­bancı değil. Unilever ve Marsa gibi li­der firmalara 20 yıldır yağ hammadde­si tedarik eden Toros Limited’in sahibi Beşir Özyurt, işe baba mesleği sabun üretimiyle başlamış bir iş adamı. 15 metrekarelik küçük bir sabun atölyesinde üretim yapan Özyurt, zamanla sa­bun üretiminde kullanılan yağ ve piya­sasını da tanımaya başlamış. Giderek yağ işinin daha karlı olduğunu anlamış ve bu alanda çalışmaya karar vermiş.

İlk olarak yatırımlarını Gazian­tep’ten yağ sektörünün kalbi olan Te­kirdağ’a kaydırmış. Bu kararı O’nu, 20 yıl Unilever ve Marsa gibi sektör lider­leri için üretim yapmaya kadar götür­müş. 2001 yılında hammadde üretimi­ni gerçekleştirdiği Unilever’in Aymar’ı satacağını duyunca, bir zamanların bu ünlü markasını almak için harekete geçmiş. 2001 yılında markayı satın almış, 2003 yılında ise marka devri tamamla­nan Aymar üretime geçmiş. Özyurt, Ay­mar’a son dört yılda 2.5 milyon Dolar’lık ya­tırım yapmış.

Yeni Markalar
Aymar’ın 2007 yılı­na kadar sıvı yağ paza­rında zeytinyağı, ayçi­çeği yağı ve mısır yağı ile yer aldığını, ancak pazarda yeni alanlarda da adını duyuracağını belirten Özyurt, ’Ay­mar Shifa’ markası ile keten tohumu, üzüm çekirdeği, çörek otu, susam yağı, kabak çekirdeği ve kayısı çekirdeği yağı olmak üzere altı farklı yağı tüketici ile buluş­turacaklarını söylüyor.

’Aymarköy’ markasıyla ise un ve bakliyat pazarına giriş yaptıklarını ifade eden Özyurt, şöyle devam ediyor: "Kaliteli tohumlardan elde edilen ’Shifa’ adıyla ürettiğimiz bu yağlar Tür­kiye’de bir ilk. Ulusal marketlerde en fazla 10 YTL’den satılacak olan bu ürünler, ayrı bir teknolojiyle üretildi. Doğal yollardan ve hiçbir ısıl işlem gör­meden elde edilen bu özel yağlar, so­ğuk preslendi ve hiç­bir kimyasal madde kullanılmadan yapıl­dı. Tamamen doğal olan bu ürünlerin sağlık açısından da pek çok faydası var. Ürünler, salata ve yemeklere farklı bir lezzet katıyor. Şu an için sadece iç pazara sunduğumuz bu ürünleri, ileride AB ülkeleri ve Amerika’ya ihraç etmeyi hedefli­yoruz."

Süt Sektörüne de Girecek
Sıvı yağ pazarında Türkiye’de 200’ün üzerinde firma faaliyet gösteri­yor. Arz fazlasının çok, kar marjlarının ise düşük olduğu bu alanda bulunur­luk açısından Aymar’ın 2 markadan biri olduğunu söyleyen Özyurt, Ay- mar’ı bir ’mutfak markası’ yapmayı hedefliyor. Bunun için farklı ürün katego­rilerinde ürünler geliştireceklerini be­lirten Özyurt şunları anlatıyor: "2007 yılında Ramazan ayında piyasaya sunduğumuz ’Aymarköy’ markamızia mutfak markası olma yolunda bir adım daha attık. Aynı marka altında un üretiminin hemen ardından bakli­yat üretimine girdik. Türkiye’de pro­fesyonel anlamda bir bakliyat markası sıkıntısı var. Büyük şirketle­rin yapmadığı, küçüklerin de çok marka olamadığı bir sektör bakliyat. Bu da bizim için yeni bir alan. 2008 yılında ise süt sektörüne girmeyi planlıyoruz."

Kanola Yağı Üretecek
Kuraklığın 2007 yılındaki hasadı olumsuz etkilediğini belirten Özyurt, hem to­hum hem de hasadın yağ oranının düş­tüğüne dikkat çekiyor. Bir yıl öncesine kadar 100 kilo ayçiçeği tohumundan 42 kilo yağ elde edilirken, kuraklıkla birlikte bu miktarın 35 kiloya düştüğünü belirten Özyurt, geçen yıllarda 1 dönümden 200 kilo ayçiçeği tohumu alınırken, bugün 120 kilo tohum alına­bildiğini de kaydediyor. Kuraklığa bağ­lı olarak son iki ay içerisinde yağ fiyatla­rına yüzde 45 ile 50 arasında zam geldi­ğini belirten Özyurt, şu değerlendirme­yi yapıyor: "Dünyada bir üretim eksikliği var. Bu durum farklı yağ bitkilerine yönel­meyi gerektirecek. Ayçiçeği yerine ka­nola gibi bitkilerle sorun aşılabilir. Ka­nola 5 yıldır Trakya Bölgesi’nde eki­liyor. Kanolanın donma oranı ayçiçeği tohumuna göre daha düşük. O neden­le bu yıl, çok kısa bir süre sonra biz de kanola üretimine gireceğiz. İyi bir pa­zarlama ile Avrupalı tüketicilerin terci­hi olan bu ürünü Türk insanına tanıta­cağız."

Kaynak: Ekonomist Dergisi

25/09/2007

Makale anasayfasına geri dön  Sayfayı Yazdır

Bu konuyla ilgili yapılmış yorum bulunmamaktadır.
 
Üye Ol