Makaleler
Dünyada ve Türkiye'de e-Ticaret
Ataol AY Simternet İletişim Sistemleri
Dünyada e-ticaret ne durumda?
Dünyada e-ticaret hızla gelişiyor. Öncü sektörler kitap-CD, elektronik, turizm ve yazılım. Örneğin ABD’deki bir yazılım şirketi geliştirdiği bir yazılımı internet üzerinden herhangi bir dağıtım maliyetine girmeden satabiliyor. Malı alan kişiler yazılımları şirketin sitesinden indirebiliyorlar. Ancak bu konunun amiral gemisi turizm ve seyahat sektörü oldu. San Fransisco’da kurulu olan South Pacific Express Travels adlı 25 milyon dolar büyüklüğündeki şirket 1997 yılında satışlarının yüzde 10-15’ini internet tabanlı şirketlere kaptırdı. Sonraki yıllar bu oran artarak devam etti. İrlanda’da insanların biletlerini artan oranda internet ortamından almaları klasik turizm şirketlerinin küçülmesine, ayakta kalabilenlerin ciddi promosyonlar yapmalarına neden oldu.

Özellikle Almanya’da firma-müşteri arasındaki e-ticaret uygulamaları da oldukça yaygınlaştı ve yıllık alışveriş hacminin yüzde 32 gibi bir bölümü e-ticaret üzerinden yapılmaya başlandı. Gartner Group tarafından yapılan araştırmalarda; 1999 yılında 25 milyar dolar olan firma-müşteri e-ticaret işlem hacminin, 2004’te bir trilyon dolar rakamını aşması öngörülüyor. Aynı çalışmada, firma-müşteri e-ticaret kategorisinde internet üzerinden gerçekleştirilen satışların; yüzde 37’sini kitap, yüzde 21’ini bilgisayar/donanım/yazılım, yüzde 20’sini CD/DVD/kaset, yüzde 17’sini ise giyim eşyasının oluşturduğuna değiniliyor.

Türkiye’de e-ticaret ne durumda?
Türk toplumunun internetle tanışması üzerinden 11 yıl geçmiş olmasına rağmen, özellikle e-ticaret konusunda, beklenilen seviyeye ulaştığı söylenemez. 1999 yılından itibaren internet kullanıcılarının ve servis sağlayıcıların artışındaki hız, Türkiye'deki şirketleri de internet ortamına girmeye zorladı. Türk Telekom’un tekeli doğrultusunda aldığı kararlar bu gelişmeleri olabildiğince zayıflattı. Internet erişimi için 822’li hatlardan önce para alınmazken, sonrasında bu hizmet ücretlendirildi. Sonrasında ise, Türk Telekom’un çıkarttığı ve o günkü Türkiye standartlarına göre ucuz sayılabilecek 145 aboneliği, servis sağlayıcıların protestolarına neden oldu. Türkiye’de bu karışıklıklar devam ederken, dünya ISDN ve DSL hizmetleri ile bant genişliklerini arttırarak, internet kullanımını optimum seviyelere çekerken, bizler değişen teknolojileri uzaktan seyretmekle yetinmek zorunda kaldık. Bu tür gecikmelerden ötürü, dial-up bağlantı ötesine geçemeyen alt yapımız, internetin gelişmesindeki en büyük engellerden biri oldu. Dolayısıyla, internet kullanıcı sayısının artmaması ve e-ticarete geçiş de paralel olarak ilerleyemedi. Son zamanlarda açılan ADSL portlar ile bu açık kapatılmaya çalışılsa da, hala talebi karşılayacak boyutlarda değil. Sevindirici olan, talebin hala büyük olması. Türk insanı, interneti sevdi ve onu en iyi şekilde kullanmak için bilinçlendi.

Şu anda Türkiye'deki elektronik ticaret uygulamaları ağırlıklı olarak işletmeden son kullanıcılara (Business to Consumer, B2C) satış biçimiyle gerçekleşiyor. Dünyadaki mevcut uygulamalara baktığımız zaman, e-ticaret hacminin işletmeden işletmeye (B2B) modelinin ağırlıklı olduğunu görebiliriz. Ülkemizde, özellikle bilgisayar, beyaz eşya ve otomotiv sektörünün B2B modeline geçmiş olması sevindirici. Bu modelin öncülüğünü Arçelik firması bayileri arasında oluşturdu.

Türkiye'de elektronik ticaret yasal altyapısını oluşturmak amacıyla E-Ticaret Kurulu (ETİK) oluşturuldu. Bankalar da internet üzerinden verdikleri hizmetleri her geçen gün geliştirerek bu konuda öncülük yapıyorlar. Türkiye'de elektronik ticaret yapmak isteyen sanal mağazalara en yeni ve etkin ödeme sistemlerini sunan bankalar da her geçen gün artıyor.

05/05/2004

Makale anasayfasına geri dön  Sayfayı Yazdır

Bu konuyla ilgili yapılmış yorum bulunmamaktadır.
 
Üye Ol